PLANET CAKE & SYDNEY – IV

Resim Kodu: BR – 001.327

Sonunda sıra sizinle kursta yaptıklarımı paylaşmaya geldi : ) Öncelikle belirtmek istiyorum ki gördükleriniz ve bundan sonra göreceklerinizin hepsi gerçek pasta. Bu soruyu çok sık aldığım için bilgi vermekte fayda görüyorum.

Kursum toplam 2 hafta içi artı 3 gün yani 13 günden oluşuyor. Bugün itibariyle 11.gün bitti, geriye kaldı 2 gün.

Burada gördüklerinizin üzerine eklenecek daha çılgın modeller olacak. Şimdilik bunlar ısınma turları. Bundan sonraki postta asıl en sevdiğim ve zorlandığım tasarımları yayınlayacağım.

Üstte gördüğünüz ilk kare pastam, kare pastayı keskin köşeli yapmak tahmin ettiğimden çok daha zormuş. 3 yuvarlak pasta hazırlayacağınız zamanda ortaya 1 kare pasta çıkıyor.

Önce tek katlı kare çalıştık, sonra 2 katlı kare ve ardından 3 katlı yuvarlak. Hepsi farklı şeyler öğretti bana. İki katlı kare pasta nişan pastası özelliği taşırken 3 katlı yuvarlak olan düğün pastası niteliğinde. Tabii ki bu tasarımları biz seçmedik. Bunlar bize maksimum bilgi sağlayacak şekilde Planet Cake tarafından tasarlanmış modeller.

Gördüğünüz pastaları hazırlarken en keyif aldığım konulardan biri de şekerden çiçekleri hazırlamak oldu. Sürekli çiçek hazırladığımız için bana oldukça pratik kazandırdı. Manolya ve orkideleri pastaların üzerinde görebilirsiniz.

Bir sonraki postta görüşmek üzere, iyi haftalar =)

Zeynep

Resim Kodu: BR – 001.326

Resim Kodu: BR – 001.325

Resim Kodu: BR – 001.324

Resim Kodu: BR – 001.323

Resim Kodu: BR – 001.322


  Bunlar da ilginizi çekebilir:

PLANET CAKE & SYDNEY – III

 

Herkese mutlu mu mutlu bir sevgililer günü dileyerek başlıyorum bugünkü yazıma. Bu sene size güzel sevgililer günü kurabiyeleri yapamadım ama niyetim seneye kendimi ziyadesiyle affettirmek olacak. Kendimi burdayken gerçekten günlük yazar gibi hissediyorum, arkamdan fazla gülmeyin =)

Bugün konumuz Sydney : )

Ne yalan söyleyeyim, pek sevdim burayı. Medeniyete, adalete ve günlük yaşamda insanların birbirine saygı göstermesine aç ve hasret olan ben; burada hem insanlık, hem kibarlık bir de üstüne tropik bir ortam bulunca fazla sevdim. Kal deseler inanın kalabilirim… Avrupa’dan çok farklı, daha stressiz, dünyanın diğer ucunda yaşıyor olmanın rahatlığı var sanki insanların üzerinde. Örneğin otobüsten inerken neredeyse herkes sürücüye teşekkür ediyor, kasada, cafede herkes hatır soruyor.

Bugün fotoğrafını çektiğim ama bu yazıya yerleştirme fırsatım olmayan bir papağanla tanıştım. Amsterdam’da ördek arkadaşım vardı burda da papağan var, ismi Kazım =) Ben balkondayken kendisi karşı ağaçtaydı tam koşup makinemi alayım derken, bulunduğum balkona geldi. Kazım kocaman beyaz, kafasında dik sarı tüyleri olan bir papağan. Ben hayatımda çok nadir bu kadar heyecanlanıp mutlu olduğumu bilirim. Gitmesin korkmasın diye kaplumbağa hızıyla hareket ettim. 5-10 dakika yanımda kaldı, müsli ile besledim, sonra yanıma yaklaşmaya başladı. Elimden müsli almaya yeltendi, korktum =)

İlk fotoğraf bana ait değil, sevgililer günü için buldum =) (kaynak). Son fotoğraf ise bakery turumdaki 2.durak “The Cupcake Bakery”‘ye ait. Pek sevmedim cupcake’leri. Fazla suni ve yağlılardı.

Bundan sonraki yazıda görüşmek üzere.

Zeynep

 

 

 

 

 


  Bunlar da ilginizi çekebilir:

PLANET CAKE EĞİTİMİ & SYDNEY / AVUSTRALYA GÜNLERİ – II

 

Bugün konumuz Planet Cake =)

Hangi akla hizmet Avustralya’ya eğitime gittin diyebilirsiniz; ki eminim pek çoğunuzun aklına takılıyordur. Bu programımın altındaki hedeflerimi bu posttaki görsellerden anlamanız bence mümkün.

Git gide pek çok kişi yapılan bu işin aslında bir sanat dalı olduğunu daha iyi anlamaya başlıyor. Tek fark burada ortaya çıkan eserlerin yenilebilir olması. Harcanan zaman ve emek gerçekten bazen mantığı zorlayabiliyor. Benim de amacım bu sanatı yaratıcılığımı da kullanarak en iyi şekilde icra edebilmek. Bunun için tüm altyapıyı başarılı bulduğum sanatçılardan öğrenmem gerektiğine inanıyordum. Bu sürecin bir sonraki adımı da bu bilgilerimi yepyeni kurslar ile öğrenmek isteyenlerle paylaşmak olacak. Ne zaman? İşte onu henüz bilmiyorum :)

Bu bir süreç tabii, bu meslekte kendinizi geliştirmeye harcayacağınız vakit oldukça uzun, masraflı, sancılı ve zorlu. Ben de elimden geldiğince uğraşıyorum :)

Planet Cake 2003 yılında  Paris Cutler tarafından kurulmuş, ufacık bir işletme olarak. Bugünkü duruma baktığınızda ise sahip oldukları geçmişin ve bilgi birikiminin onları oldukça güçlü bir firma haline getirdiğini görebiliyorsunuz. Sektörün çok başarılı sanatçılarını bünyesinde barındırıyor. Planet Cake kendimi geliştirmeye çalıştığım bu yolda pek çok seçenekten biriydi, ancak nedense hep daha çok istediğim o oldu. Muazzam bir yatırım diyebilirim, en basitinden işimden 1 ay ayrı kalmama sebep oldu.

Size Planet Cake tarafından yapılmış bazı pastaları göstermek istedim. Böylelikle ne yolda ilerlediğimi ve hangi pastaların peşinde olduğumu daha iyi görebilirsiniz. Kurs alanını çekmek pek çok kursta olduğu gibi yasak. Bu nedenle kontrollü çekimlere izin veriyorlar. Yaptıklarımız ortaya çıktıkça yeni postlarda paylaşıyor olacağım.

Kendime sözüm burada olduğum süre içerisinde 2 günde bir post yayınlamak. Şimdilik doğru yoldayım =)

Görüşmek üzere,

Zeynep

PS. Son fotoğraftaki pastanın altyapısına Mad Hatter deniliyor, Mad Hatter üzerine uyguladıkları Alice Harikalar Diyarında teması ise Planet Cake’e ait pastalar arasında en sevdiklerimden sadece biri : )

 

 

 

 

 


  Bunlar da ilginizi çekebilir:

PLANET CAKE EĞİTİMİ & SYDNEY / AVUSTRALYA GÜNLERİ – I

 

Yaşasın, sonunda bloguma Sydney’den yazıyorum !

Buraya malum pasta eğitimi için geldim, 1 ay boyunca burada olacağım ve elimden geldiğince burada yaşadığım günleri sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Anlatacaklarım Sydney’in rehberliğini yapmak amaçlı değil tamamiyle keyif ve deneyim düzeyinde olacaktır.=)

Cuma günü kar sıkıntısı ile birlikte uzayan 20 saatlik uçuş sonrası Avustralya’ya vardım. Uçak akşam 19 civarında geldi, hava karardığı için otobüs ve tren vasıtasıyla hemen otele yol aldım. O kadar yolculuk sonrası ulaşım çilesi de bir şekilde hallediliyor, idare ediyor insan : ) Şansıma o akşam bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu, ama ertesi gün güneş gözüktüğü için içim rahat uyudum.

Kalktım, inanılmaz ! Jet-lag’den eser yok, silkeleniyorum, hakkaten yok ! mutlu mutlu Sydney’e gittim, elimde harita bir de iphone google map fıldır fıldır şehir sokaklarını gezdim. Bu süreçte hava günlük güneşlik, 27 derece, bildiğiniz yaz. Kardan gelmişim, ayağımda parmak arası terlikler =)

Gezerken yorgunluk çöktü, fotoğraf çekememişim. Bir de yanımda hem fotoğraf makinesi hem iphone olup instagram’da benden fotoğraf bekleyen pek çok kişi olunca öncelik ona kayıveriyor :0) [takip için instagram username : mutludukkan]

Pazar günü geldi, burada aslında bizzat tanımadığım ancak Galatasaray Liseli bir ağabeyim sayesinde mailleşerek tanıştığım dünya tatlısı, 30 senedir Sydney’li çift Gülay abla ve Selim abi beni alıp plaja götürmek istiyor. Kardan geldiğim için ık mık ettikten sonra kabul ediyorum. İyi ki de etmişim, Sydney nedir bu sayede anlıyorum. Burada toplam 240 plaj varmış, en ünlülerinin başında Bondi Beach ve Manly Beach geliyor. Araba ile Bondi’ye gidiyoruz. Yok böyle bir kalabalık, yer gök güzel insan kaynıyor, herkes çok rahat, keyifli. Park edecek yer bulamayınca bu postta fotoğraflarını gördüğünüz Watsons Bay’e gidiyoruz, tam Bodrum Akyarlar kıvamında bir koy. Rüzgar püfür püfür esiyor ancak güneş fena yakıyor diye uyarılıyorum zira mermer rengindeyim =) Zorla krem sürüyorum, ayaklarıma eğilmeye üşeniyorum. Şu anda ayaklarım acıyor ve salça gibi =))

Sonuç itibariyle plaj günüm harika geçiyor, dönüşte vapura atlayıpThe Rocks’a gittim, Sydney’in en eski bölgelerinden. Burada olduğum süre boyunca kendime meşhur Bakery’leri gezme sözü verdim ve bir liste çıkardım, ilk durağım aşağıda limonlu turtasını görebileceğiniz La Renaissance Bakery. Yediğim tart ve içtiğim latte çok lezzetliydi.

Farkettiyseniz ben buraya kursa geldim ama pek çalışmadım şu an anlattıklarım itibariyle :) Ancak bugün kurs başladı. Planet Cake’te ilk günüm,  tam anlamıyla ütopik bir hayalin gerçekleşmesi şeklindeydi. Fotoğraflarını gördüğüm insanları yakından görmek, tanışmak, Paris Cutler ile el sıkışmak, kalbim pıt pıt atıyordu. Çok mutluyum ! Toplam 2,5 hafta sürecek kursun ilk pastası altta, en önde olan kalpli pasta benimki, bu model buradaki ilk konumuzdu. Sürekli zorlaşacak yaptığımız modeller, ben de sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

Bu kadar uzun yazdığıma inanamıyorum : )

Hoşcakalın,

Zeynep

Ps. Hatırlatma: İstanbul’da gündüzken burada gece olduğu için ve pek çok diğer sebepten bana telefonla ulaşmanız mümkün olmayacaktır. Bana ulaşmak için mail atmanız gerekmektedir: mutlu.dukkan@hotmail.com

 

 

 

 


  Bunlar da ilginizi çekebilir: